- Bir satırlık sözünüzü yanlış anlayanlara kendinizi anlatmak için paragraf yazmayın. Çünkü konu yanlış anlaşılmanız değil karşıdakinin sizi anlamak istememesi ya da anlamayı umursamamasıdır. Anlamak isteyen biri sözlere de ihtiyaç duymaz sessizliğinizi bile anlar.
- Eğer istekleriniz sizi bile harekete geçiremeyecek kadar zayıfsa onları evrene falan iletmeyin. Etten kemikten bir bedeni bile harekete geçiremeyen bir istek koca evreni neden harekete geçirsin ki?
- Hep aynı tarz insanları seviyorsanız aslında hiç sevmemiş olabilirsiniz. Çünkü sevmek “hep” yapılabilecek bir eylem değildir.
- Evet tüm durumları size ne kattığı sizi hangi eksikliğinizle yüzleştirdiği gibi yönler ile değerlendirin ancak bunu yapmak sizi karşıdaki insanın hatalarını görmezden gelme yoluna itmesin yoksa sürekli kendinizi suçlar pozisyona düşersiniz. Evet affedin bırakın ama asla kör olmayın.
- Asla ima etmeyin kimse kırılmasın diye olayları farklı örneklerle anlatmayın ya da kendi üzerinize almayın. Bunu yapmak onların durumu anlamasını değil bir zaman sonra inançla sizi suçlamalarını sağlar.
- Kimseyi iyileştiremezsiniz. Bunun tek istisnası iyileşmek isteyen insandır.
- Bir kayıp canınızı acıtıyorsa onda kendinize ait bir parça vardır. Bunu anlamak kolay olmayacak biliyorum ama anlamak büyümenizi sağlayacak.
- Kendinizle çalışırken sözlerde acımasız ve kırıcı olun. Bilinçaltının kabuğu da cevizinki gibi serttir içindekini görmek istiyorsanız o kabuğu kıracak sertlik şarttır. Cevizi okşayarak kıramazsınız.
- Kendi ile Yüzleşmekten kaçan birine ayna olmaya çalışmak sadece “seni kırar”.
- Bir insanın hayatta yaşadığı tek sorun bakkaldan çift sarılı diye aldığı yumurtaların tek sarılı çıkması ise o insandan Ruhsal Rehber olmaz.