İçimizdeki bize sorular.

Dedi ki

İçimizdeki bizle yapılan konuşmalar en doğru cevapları getirir çoğu zaman. Bu yüzden ona sorduğum sorulardan bazılarını not alıyorum.

Sordum; sevgi nedir sence? “Doğuma sevindiren, ölüme ise kederlendiren şeydir. Oysa ki zıttır doğum ölüme sevinç kedere değil mi? İşte zıtlıkları birleştiren ve her şeyin temelinde var olan asıl histir aslında sevgi…” dedi anlamadığımı bilen ama umutlu gözlerle…

Sordum; Neden dikkatsizdir bazı insanlar? Neden görmezler renkleri şekilleri göz önünde olan onca şeyi? “Yoktur aslında dikkatsizlik ya da dikkat eksikliği. Yara almış insanların kaçışıdır o çoğu kez. Görmemek değil bakmaktan vaz geçmektir o dikkatsizlik sandığın şey.” dedi tebessümle…

Sordum; Inançlar bize mi ait, farkinda olmadan inandirildigimiz şeylerle mi yaşıyoruz? “Bunu anlamak için onları bırakıp beş adım geri çekildiğimde patır patır yıkılmışlardı. Meğerse beni ayakta tutsun diye sarıldığım şeyler ben sarıldığım için ayakta duruyorlarmış. Bazı yıkımlar özgürlükmüş.” dedi duyulmayan bir sesle…